Bu yolculuğa annemin ördüğü çoraplarla başladım. Bu çoraplar bizim için yerel bir hikayeydi; evimizin, kültürümüzün ve yaşadığımız yerin bir parçasıydı. Ben de bu hikayeyi daha geniş kitlelere ulaştırmak, bu emeğin ve el işçiliğinin daha fazla insan tarafından tanınmasını istedim. Küçük bir hevesle başlayan bu yolculuk, zamanla büyüyerek Mora Dükkan’a dönüştü.

Mora dükkan mağazasını ziyaret edin
Evet, yerel kadınlarla birlikte üretim yapıyoruz. Söylediğim gibi, aslında bu hikaye annemle başladı. Zamanla annemin arkadaşlarına ve köydeki diğer kadınlara doğru genişledi. Her biri kendi bilgi birikimini, deneyimini ve emeğini bu sürece dahil etti. Üretimimiz daha fazla kadının katılımıyla büyümeye başlayınca bir kooperatif kurduk. Böylece başlangıçta küçük bir çevrede başlayan bu yolculuk, birlikte karar verdiğimiz, birbirimizden öğrendiğimiz ve birlikte büyüdüğümüz bir yapıya dönüştü.
Ürün fikri ortaya çıktıktan sonra ilk olarak bir demo (numune) hazırlıyoruz. Bu aşamada ürünün nasıl görüneceğini ve tasarımın istediğimiz gibi olup olmadığını değerlendiriyoruz. Ardından üründe kullanacağımız renkleri belirleyip bu renklerle yeniden demolar üretiyoruz. Demolar istediğimiz hale gelip tüm detaylar netleştiğinde, kooperatifteki kadınlarla birlikte üretim sürecine geçiyoruz. Her ürünün aynı özenle hazırlanmasına dikkat ediyor, üretim tamamlandıktan sonra ürünleri tek tek kontrol ediyoruz. Ardından fotoğraflarını çekerek mağazamıza ekliyor ve satışa sunuyoruz. Gelen siparişleri de özenle paketleyerek müşterilerimize ulaştırıyoruz. Fikir aşamasından müşteriye ulaşana kadar geçen tüm bu süreçte en büyük amacımız, el emeğinin ve her aşamada gösterilen özenin ortaya çıkan ürüne yansımasını sağlamak.

Mora aslında “dağ meyveleri” demek. Dağlarda, zorlu şartlar altında, kendi kendine yetişen meyveleri ifade ediyor. Bizim kadınlarımızın her biri de tıpkı bu meyveler gibi, zor şartlarda kendini var etmeye ve kendi emeğiyle ayakta durmaya çalışan insanlar. Bu yüzden Mora ismini onlarla özdeşleştirdik. Çünkü dağ meyveleri gibi onlar da güçlü, doğal ve içten. Bu isim hem kadınlarımızı hem de birlikte çıktığımız bu yolculuğu çok güzel anlatıyor.
En büyük hayalim, daha çok hayata ve daha fazla kadının hikayesine dokunabilmek. Bu hikayelerin daha geniş kitlelere ulaşarak görünür olmasını, verilen emeğin hak ettiği değeri görmesini ve Mora’nın daha fazla kadına umut olmasını istiyorum.

Ürünlerimiz arasında bizim için en özel ve en güzel hikayeye sahip olanlar çoraplarımız. Çünkü çoraplar, her kadının ruhunu, ruh halini ve hasretini anlatıyor. Her ilmeğinde bir kadının zamanı, sabrı ve duygusu var. Çoraplarımız aynı zamanda coğrafi işaretli ürünler. Bu da onların yalnızca bir ürün değil, bu toprakların kültürel mirasının bir parçası ve çok değerli bir emek olduğunu gösteriyor. Bu yüzden bizim için ayrı bir yere sahipler. Zaten bu yolculuğumuz da bir çorapla başlamıştı. 🙂
Genç kadınlara verebileceğim en önemli tavsiye, pes etmemeleri. Kulağa çok sıradan gelebilir ama dayanmak, devam etmek ve kolektif bir zihne sahip olmak gerçekten çok önemli. Yalnız yürümek yerine birbirimizi destekleyerek ilerlediğimizde hem yol kısalıyor hem de karşılaştığımız zorluklar hafifliyor. Küçük adımlarla başlamaktan da çekinmesinler, çünkü her büyük hikaye küçük bir adımla başlıyor.
Shopier ile bir arkadaşımın tavsiyesi sayesinde tanıştım. O günden beri çok severek ve faydalanarak kullanıyorum. Özellikle ürünlerimizi daha fazla insana ulaştırma ve satış süreçlerimizi kolaylaştırma konusunda bize büyük kolaylık sağlıyor. Bu süreçte sunduğu imkanlar için Shopier’e teşekkür ederim.