Bir dileğin peşinden: Kamuran Atölyesi

Shopier Marketing Team - 5 Kasım 2025 - 10 dk

“Hayatta en büyük dileğim, sevdiğim işi yapmaktı.”


Bu yolculuğa başlama hikayenizi sizden dinleyebilir miyiz?

Merhaba, ben Kamuran Sezer. Hayatta en büyük dileğim, sevdiğim işi yapmaktı. İsmimin anlamı “dileğine kavuşmuş olan” olduğu için atölyemin adını Kamuran Atölye koydum.

7 Nisan 2022 tarihli Instagram gönderimde bir yazı paylaşmıştım. Bu yazı, beyaz yakalı bir bankacının 20 yıllık kariyerini sonlandırıp hayallerine kavuşma hikâyesini anlatıyordu. Telefonumu elime aldım ve bir çırpıda içimden geçenleri yazıya döktüm. Şimdi paylaşıyorum:

“Bugün benim için çok özel bir gün. 20 senelik bankacılık hayatıma dün son noktayı koydum. 20 sene boyunca, bugünün hayalini kurmadığım tek bir günüm dahi olmadı. Sırf kendime bu özgürlüğü verebilmek için hem bankada çalışıp hem de çini üzerine eğitim aldım. Atölyemi açmadan önce kendi evimde workshop’lar yaptım. Fırınımı alabilmek için para biriktirdim. Geceler ve geceler boyunca, hafta sonlarında hep çizdim; elimden fırçamı asla düşürmedim. Bu süreçte en büyük desteği sevgili eşim Serkan’dan aldım. Onunla birlikte kurduk bu hayali; bir gün özgürce kendi işimizi yapabilmenin heyecanı bizi buralara kadar getirdi. Hayatımın koca bir sayfasını kapatıp yepyeni, tertemiz bir sayfasını açıyorum bugün. Geride bıraktığım bankacılık hayatımda kimseleri kırmamaya, işimi özenle yapmaya ve ne kadar zorlanırsam zorlanayım gülümsemeye çalıştım. Bu yüzden, çok gülümsediğim son beyaz yakalı fotoğrafımın altına yazıyorum bunları. Artık sevdiğim insanla birlikte sadece bileğimizin gücüne güveniyoruz. Delicesine mutlu, özgür ve hayallerimizle dopdoluyuz…”

Bankacılık hayatımın son dönemlerinde atölyemizi açmıştık; bu, bizim için büyük bir itici güç oldu. Eşimle birlikte yaklaşık bir yıl boyunca Kadıköy Sahrayıcedit’teki atölyemizde hem üretime hem de workshop’lara devam ettik.

Yeni hedefimiz, İstanbul’dan uzaklaşmak ve hep hayalini kurduğumuz Datça’da yaşamaktı. Bu hayalimizi de kısa sürede gerçeğe dönüştürdük. Atölyemizi ve evimizi çok sevdiğimiz Datça’ya taşıdık.

Bize biraz ürünlerinizden bahseder misiniz?

Biz, dekoratif ürünlerde çini; gıdayla temas eden ürünlerde ise seramik altyapı üzerine tasarım, çizim ve boyama yapıyoruz. Boyalı ürünlerimizi kendimiz sırlıyor, fırınlama işlemlerini de yine atölyemizde gerçekleştiriyoruz.

Kendi hayallerimden doğan özgün tasarım ürünlerin bir hikayesi olmasına özellikle özen gösteriyorum. En beğenilen ürünlerimizden Dilek Anahtarları da böyle bir hikâyenin ürünüdür.

Bize özgü bir başka tasarım olan Kapı Süsü Çelenklerimizde ise ahşap bambu üzerine çini, seramik objeler ve cam boncuklarla anlamlı kompozisyonlar oluşturuyorum.

Duvar objelerinden mutfak ve masaüstü ürünlerine kadar uzanan geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. Ürünlerin özgün ve tek olması, tamamen el işçiliğiyle tasarlanması ve doğru sırça ile yüksek derecelerde pişirilmesi bizim için çok önemli. Bu özeni, her bir parçanın kusursuz çıkışı için gösteriyoruz.

Ürünün kendisi kadar onun sunumu da bizim için büyük önem taşıyor. Özenle hazırladığımız paketlerin, hediyeyi alan kişide heyecan ve mutluluk uyandırmasını istiyoruz. Kargolama sürecini; paketin açıldığı andan ürüne ulaşılana kadar geçen her aşamayı “mutluluğa dair bir süreç” olarak görüyoruz. Tüm hazırlıklarımızı, ilk temastaki o mutlu yüz ifadesinin hayalini kurarak tamamlıyoruz.

Kamuran Atölye’yi 3 kelime ile anlatmanızı istesek?

Estetik: Ürünlerimizin bulunduğu ortama, zarafeti ve işlevselliğiyle değer katmasını önemsiyoruz.

Özgünlük: Atölyemizin her parçasını, kalıplardan uzak; kendi hikâyesini anlatan özgün bir tasarım anlayışıyla şekillendiriyoruz.

Zanaat: Zanaat, bizim için yalnızca üretmek değildir; malzemeye hâkimiyetle, sabırla ve özenle onu dönüştürme sanatıdır. Her eser, işlevselliğiyle hayatınıza dokunur; dayanıklılığı ve estetiğiyle uzun yıllar değerini korur. Tekrarlanabilir olsa da her biri, el emeğinin doğası gereği kendine özgü küçük farklar taşır. Tıpkı doğadaki her form gibi, eşsizdir.

Üretim sürecinde bir gününüz nasıl geçiyor?

Her zaman evimizle iş yerimiz ayrı olmuştur. Her sabah işe gitme disipliniyle atölyeye gideriz. Güne güzel bir kahvaltıyla başlamanın önemini bildiğimiz için soframızı özenle kurarız.

Aylık iş süreçlerimiz mutlaka planlanmıştır; ne yapacağımızı bilerek hazırlık sürecimizi yürütürüz. Örneğin, bir yağdanlık şişesinin üretim süreci; ürünün deseninin zorluk derecesine ve adedine göre haftalar sürebilmektedir. Başladığımız üretim sürecine sadık kalarak, gelen diğer siparişlerin üretimini de aynı titizlikle yürütmeye çalışıyoruz.

Bir şişenin yüzeyinin zımparalanması, yıkanıp tozdan arındırılması ve kurumasının ardından tasarladığım desen, kömür tozu ile ürün yüzeyine aktarılır. “Tahrir” dediğimiz ince çizim boyasıyla desenin hatları tek tek tamamlanır. Sonrasında boyama süreci başlar. Ardından, camla kaplanmasını sağlayan sırça hazırlanır; ürün sırçaya daldırılır ve kuruması beklenir. Temizlik ve kontrolleri yapıldıktan sonra ürünler fırına özenle yerleştirilir.

Yaklaşık 8–10 saat süren, 900–1000 derece arasındaki fırınlama işlemi tamamlandıktan sonra ürünlerin oda sıcaklığına gelene kadar soğuması beklenir. Ve her seferinde büyük bir heyecanla fırının kapağı açılır; ateşte açan bu çiçeklere aşkla bakılır.

Ardından, ürünlerin Shopier web sitemize yüklenmesi için fotoğraf çekimleri yapılır; sosyal medya görselleri hazırlanır ve paylaşılır. Shopier’den gelen sipariş bildirimi sesi duyulduğunda seçilen ürünler özenle paketlenir. Kargoda kırılmaması için her detay dikkatle gözden geçirilir; ürün kargo paketine yerleştirilir ve yağmur ile çamurdan korunması için, bizi temsil eden siyah streç filmle kaplanır.

En büyük ödülümüz, müşterilerimizden gelen mutluluk dolu geri dönüşlerdir. İşte o an anlarız ki doğru yoldayız.

Başarılı olmak için püf noktalarınız nelerdir?

İş disiplini: “Kendi işimiz” diye gevşemek yok. Bir hobimizi mesleğe dönüştürmüş olsak da disiplin, bizim için vazgeçilmezdir. Kendi deneyimimizden söyleyebilirim ki ev ile atölye aynı yerde olmamalı. Bu nedenle her sabah işe gider gibi hazırlanıp atölyemizin yolunu tutarız.

Plan: “En kötü plan, plansızlıktan iyidir.” anlayışıyla üretim süreçlerimizi her ay yeniler, planımızı oluşturur ve ona sadık kalırız.

İş bölümü: Eşimle aramızda çok net bir iş bölümü vardır. Benim görevlerim bellidir ve süreçte bu işi en iyi şekilde yapmaya çalışırım. Eşim de kendi sorumluluklarını titizlikle yerine getirir. Elbette destek gerektiğinde her zaman birbirimizin yanındayız.

Kapasite: Biz, iki kişilik bir ekibiz. Özellikle el emeği üretimde, kalitemizden ödün vermeden nereye kadar ilerleyebileceğimizi biliriz. Kalitemizi ve üretim sürecimizi riske atacak işlere girmeyiz; haddimizi ve sınırlarımızı biliriz. 😊

Sabır: Yaptığımız işin temelinde sabır vardır. Sabırla çizer, boyar, sırlar, fırınlarız… Ve bazen de sonuç hiç istediğimiz gibi olmaz. Ama vazgeçmez, yılmadan yeniden başlar ve daha iyisini yapmaya odaklanırız.

İşletmenizin geleceğiyle ilgili nasıl bir hayaliniz var? Uzun vadede neyi hedefliyorsunuz?

Geleceğe dair en büyük hedefimiz, butik ruhumuzu koruyarak üretmeye devam etmek. Fazla büyümeden; her aşamasında emeğin ve özenin hissedildiği, kendine özgü tasarımlar yaratmak istiyoruz. Bizim için asıl değer; sadece estetik değil, insanların duygularına dokunan ve bir hikâye taşıyan ürünler üretmektir. Kaliteden ödün vermeden, samimiyetle ve ruhu olan işler ortaya koymayı sürdürmek en temel ilkemiz olacak.

Başarılı bir kariyer hedefleyen ve e-ticaret ile ilgilenmek isteyen küçük ölçekli kullanıcılara ne gibi tavsiyeler verirdiniz?

Kendi küçük işletmemizde başarı misyonumuzu “farklı olmak” ve “sürdürülebilir kalite” olarak tanımlıyoruz. Çini ve seramik piyasasında çok sayıda üretici var. Bu rekabet ortamında, kendime bir başarı hikâyesi yazmak istediğimde farklı olmayı seçtim: Kendi hayal dünyamda oluşturduğum karakterleri çizip onlara, objeler aracılığıyla hayat vermeye başladım.

Belirli niş ürünlere daha fazla odaklandık; bu ürünler, atölyemizin lokomotif parçaları haline geldi. Ardından, sürdürülebilir kalite üzerinde sürekli çalışarak “daha iyisini, daha güzelini nasıl yapabiliriz?” sorusuna cevap aradık. Bu yaklaşım, hem müşteri sadakatini hem de kendimize duyduğumuz saygıyı pekiştiriyor.

Küçük işletmelerin sabit maliyetleri oluyor; en başta, ürünlerinizi tanıtabileceğiniz ve satabileceğiniz bir e-ticaret platformuna ihtiyaç duyuyorsunuz. Web sitesi kurulum maliyetinden ve diğer giderlerden Shopier sayesinde kurtulduk. Shopier bize bu konuda sağlam bir altyapı sundu.

“Ben yapamam, ben başaramam” demeyin. Önce iyi bir araştırma yapın; ihtiyacınız olan donanımı edinin ve yola çıkın. Yolunuz açık olsun.

Peki son olarak Shopier ile tanışma hikayenizi sorsak?

Shopier ile, el emeği ürünlerimizi daha geniş bir kitleyle güvenli bir şekilde buluşturmak istediğimiz dönemde tanıştık. Hem satıcıya hem de alıcıya güven veren yapısı, kolay kullanımı ve hızlı destek süreciyle bize güven kazandırdı.

Kullanıcı dostu arayüzü, hem bizim hem de satın alma aşamasındaki müşterilerimizin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Shopier, altyapısını sürekli geliştirmek için düzenli olarak yatırım yapan bir platform.

Şimdi, bizim gibi küçük işletmelerin e-ticaret dünyasında büyümelerini ve daha güvende hissetmelerini sağlamak için Shop App uygulamasını hayata geçirdi. Artık müşterilerimiz bizleri takip edebilecek, özel indirimli fırsatlardan yararlanabilecek ve siparişlerini kolayca yönetebilecekler.

Tüm bu nedenlerle atölyemizin satışlarını yürütmek için Shopier’i tercih ettik.

E-ticaret cebinizde!

Shopier mobil uygulamasıyla siparişlerinizden anında haberdar olun ve tüm e-ticaret operasyonunuzu mobil cihazınızdan yönetin.

Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
3.600 TL
3 dk.
14.200 TL
45 dk.
2.200 TL
6 sa.
Shopier Mobile App