Doğanın izini taşıyan takılar: Urban Jarden

Shopier Marketing Team - 24 Aralık 2025 - 6 dk

“Reçineyle çalışarak çiçekleri sonsuzlaştırma yöntemini öğrendiğimde, hayatımda eksik olan bir parçayı bulmuş gibi hissettim.”


Öncelikle sizi tanımak isteriz. Eğitiminizden ve bugüne kadarki kariyerinizden bahseder misiniz?

Ben Tuğçe, 37 yaşındayım, İstanbulluyum. Üniversitede mühendislik eğitimi aldım. Yaklaşık 15 yıldır lojistik sektöründe, deniz taşımacılığı alanında çalışıyorum. Analitik düşünmeyi ve iş disiplinini gerektiren bu kariyerin yanında her zaman doğayla ve sanatla iç içe olmayı seven bir yanım da vardı. Daha sakin, üretmeye ve estetiğe alan açan bu tarafım son iki senedir Urban Jarden ile filizlendi.

Bu işin hayatınızdaki yerini nasıl anlatırsınız?

Urban Jarden hayatımın itici gücü diyebilirim. Yapacağım yeni tasarımları ve denemek istediğim fikirleri düşünmek beni heyecanlandırıyor ve enerji veriyor. Bazen yoğunluğum nedeniyle yeterince vakit ayıramadığımda stres yaşadığım oluyor; bazen de ürettiğim parçalara baktığımda sonsuz bir mutluluk hissediyorum. Doğada ve şehirde dolaşırken bitkileri ve çiçekleri gözlemlemek, onları toplayıp eve getirmek ve arkadaşlarıma hediye etmek hep içimden geliyordu. Reçineyle çalışarak bu çiçekleri sonsuzlaştırma yöntemini öğrendiğimde, hayatımda eksik olan bir parçayı bulmuş gibi hissettim. Daha önce topladığım çiçekler zamanla solup giderken, artık onları kalıcı hale getirebiliyorum.

Çocukluğumdan beri takı tasarlamaya ve bir şeyler üretmeye meraklıydım. Ailemde el becerileri konusunda yetenekli birçok kadın var ve onların yanında büyüyerek bu yönümü farkında olmadan geliştirdim. Bugün bu becerilerimi kullanmak, benim için hayatımı dengeleyen önemli bir alan.

Üretim aşamasında bir gününüz nasıl geçiyor?

Üretim sürecim her gün aynı şekilde ilerlemiyor. Bazen geçtiğim sokaklardan çiçek toplayarak, etrafı gözlemleyerek ve hayaller kurarak geçiriyorum; bazen ise daha önceden oluşturduğum taslakları hayata geçirmek için oldukça yoğun ve planlı çalıştığım günler oluyor. Üretirken genelde stresli ve gergin olabiliyorum ama bu durum beni durdurmak yerine daha çok motive ediyor. Bu enerjiyi daha fazla üretmek için kullanıyorum ve ortaya çıkan sonuç her zaman beni mutlu ediyor.

Üretimi evimde kurduğum farklı atölye istasyonlarında yürütüyorum ve her adımı ayrı bir alanda, kontrollü bir şekilde gerçekleştiriyorum.

Doğal ve organik ürünlerle çalıştığım için bazen hasar görebiliyorlar ya da kullanıma uygun olmayabiliyorlar. Reçine kaplamaya uygun çiçekleri kuruttuktan sonra tasarıma karar veriyor, ardından şekil verme, metal işçilikleri ve takı parçalarıyla birleştirme aşamalarına geçiyorum. Bu süreçler genellikle farklı günlere yayılıyor; tek bir projeyi birkaç güne bölerek çalışıyor, gün içinde farklı projelerin farklı adımlarını tamamlıyorum.

Reçine kuruduktan sonra tamamen güvenli bir madde. Ancak kürlenme esnasında toksik gaz salınımı olduğu için maske ve eldiven gibi koruyucu ekipmanlar kullanarak çalışmam, ortamı iyi bir şekilde havalandırmam gerekiyor.

Günlük hayatınızda nelerden besleniyorsunuz ve ilham alıyorsunuz?

En büyük ilham kaynağım arkadaşlarım ve etrafımdaki kadınlar. Bir tasarım yaparken çoğu zaman aklımdan belirli bir arkadaşım geçiyor; onun tarzını, günlük hayattaki duruşunu ve o parçanın ona yakışıp yakışmayacağını düşünerek tasarlıyorum. Bu yüzden Urban Jarden’daki pek çok ürün, gerçek hayattaki kadınlardan ve onların stillerinden besleniyor. Günlük hayatın içinde karşıma çıkan renkler, şekiller ve küçük detaylar üretim sürecime yön veriyor.

En büyük hayaliniz?

En büyük hayalim, herkese bir Urban Jarden parçası ile çiçek açtırmak! Bunun ilk adımı olarak sokakta hiç tanımadığım birinin Urban Jarden taktığını görmek ve onunla tanışmak istiyorum. Bu bile beni mutluluktan uçurur.

Urban Jarden’ın fark yaratan ve öne çıkan özelliklerini sizden dinleyebilir miyiz?

Urban Jarden’ın en önemli özelliği, her ürünün birbirinden farklı olması ve artizan bir üretim anlayışıyla ortaya çıkması. Bir takı takmaktan öte… Marka, sokakta gördüğünüz bir çiçeği koparıp kulağınıza takma fikrinden yola çıkarak doğdu ve zamanla bu yaklaşım genişledi. Tüm ürünler tamamen el işçiliğiyle üretiliyor ve bu nedenle seri üretimden uzak, yavaş, özel ve kendine özgü parçalar ortaya çıkıyor. Ayrıca kişiye özel çalışmalarla, duygusal değeri olan çiçekleri özenli bir işçilikle takıya dönüştürerek kalıcı hale getirebiliyoruz.

Başarılı bir girişimci kadın olarak, iyi bir kariyer hayatı için genç kadınlara ne önerirsiniz?

Genç kadınlara öncelikle, eğer belirli bir sermayeleri yoksa, düzenli gelir sağlayabilecekleri güvenilir bir işte çalışmalarını ve bu işte gerçekten iyi olmalarını öneririm. Bu, onlara hem maddi hem de zihinsel bir güven alanı sağlar. Bunun yanında tutkularına mutlaka zaman ayırmalarını, o tutkunun peşinden giderken hayat enerjilerini yükseltmelerini ve bunu insanlarla paylaşmanın değerini keşfetmelerini çok kıymetli buluyorum. Zamanla, sabırla ve istikrarla bu tutkuyu büyütmek de mümkün.

Shopier ile tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Shopier ile tanışmam, 2022’de çok beğendiğim bir üretici olan Simple Urban’ın takılarını Shopier üzerinden satın almamla başladı. Şimdi hatırlayınca ilginç bir şekilde, daha sonra markamın isminin Urban Jarden olarak belirmesiyle bu ilk karşılaşma arasında da doğal bir bağ kurduğumu fark ettim.

O dönemde platformun bu kadar kullanıcı dostu ve girişimciyi destekleyen bir yapısı olduğunu bilmiyordum. Kendi üretim sürecime başladığımda Shopier’in sunduğu kolaylıkları ve sağladığı desteği bizzat deneyimledim. Bu deneyimden sonra Shopier’i çevremdeki diğer küçük ölçekli üreticilere de gönül rahatlığıyla tavsiye etmeye başladım.

E-ticaret cebinizde!

Shopier mobil uygulamasıyla siparişlerinizden anında haberdar olun ve tüm e-ticaret operasyonunuzu mobil cihazınızdan yönetin.

Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
3.600 TL
3 dk.
14.200 TL
45 dk.
2.200 TL
6 sa.
Shopier Mobile App