Hobiden doğan ilham: Epster’ın yolculuğu

Shopier Marketing Team - 17 Eylül 2025 - 6 dk

“İnsan ilhamını aldığı yerden beslenir.”


Bu yolculuğa başlama hikayenizi sizden dinleyebilir miyiz?

Epster’ı kurmadan yani saraçlığa başlamadan önce bu sektörle hiç bir bağım ve ilgim açıkçası yoktu.
Kurucu ortağı olduğum bir restoranım vardı. Orası için gördüğüm basit bir tasarımdan esinlenerek bu işe ilgi duymaya başladım. Sonrasında tamamen hobi amacıyla, basit aletler, parça deriler alıp, işe koyuldum. 😊

Hobi bir tutkuya dönüşmeye başlamıştı. Ben de bu alanda çalışmaya karar verdim. 2016 yılından, bugüne kadar , tüm aşamaları herhangi bir kursa, eğitime tabi olmadan disiplinli bir çalışma temposuyla, bolca deneme yanılma ile öğrendim.

Çok okudum, çok araştırdım, çok da denedim. Her zaman el becerisi konusunda avantajlı, estetik bir bakış açısına sahip, zamansız stil sahibi parçaları tercih eden biriydim. Bu yapım işimi biraz kolaylaştırdı. Ne yapsam en iyisini yapmaya çalışan birisi olarak, yaptığım tasarımların, işçiliğin yeterli olmadığı fikri işin üzerine daha çok düşmeme neden oldu.

Deri işçiliği denilince kalın dikişler, salaş parçalar akla gelir. Ben daha kusursuzu arama eğiliminde olduğumdan stil olarak da Uzakdoğu tarzını benimsedim. Daha ince iplikler, daha yakın ve kusursuz dikişlerle, daha iyi parlatılmış kenarlar. Makine işçiliği kadar kusursuz ,titiz, görenlerin ikisi arasındaki farkı anlamakta zorlanacağı parçalar…

Göz atın: Kendi hikayeni yaz: Epster x Shopier

Bu işin sizde yarattığı duyguyu, hayatınızdaki yerini nasıl anlatırsınız?

Bu iş bir doğum gibi aslında. Benden bir başka Emrah ortaya çıkardı diyebilirim. Deri insan gibi olan bir materyal; karşılaştığı her şeyde değişiyor, esniyor, sıkılaşıyor, şekil alıyor. Kimi zaman derin bir yara alıyor, üzerine düşüp bakımı yapıldığında ise parlıyor, besleniyor. İnsan ilhamını aldığı yerden beslenir. Sevdiğim işi yaptığım için, başladığım ilk gün hissettiğim amatör ruh hala benimle… Bu nedenle de hayatımdaki yeri oldukça özel.

Epster’ı üç kelimeyle tanımlasanız, hangilerini seçerdiniz? Bu kelimelerin markanızın ruhunu nasıl yansıttığını düşünüyorsunuz?

Olma hali… Epster, bizim için bir olma hali gibi. Yani benzer zevklere, benzer görüşlere, benzer hassasiyetlere sahip; özgün, duruşu olan ve tüm farklarına rağmen aynı başlık altında toplanabilenleri temsil ediyor. ‘Epleşmek’ fiillerimizden mesela. 🙂 Yani biz, ortak beğeniler etrafında toplananlarız.

El işçiliği ile üretim yapan bir marka olarak, üretim sürecinizde bir gününüz nasıl geçiyor? Atölye ortamını biraz bize de anlatır mısınız?

Sabah atölyeye geldiğimde ilk iş, o gün yapmayı düşündüğüm siparişlerim için deri ya da canvasları masamın üzerine serip bana ait olan tasarımların kalıplarıyla kesme işlemine başlamak olur. Kesme işlemlerinden sonra diğer etaplar için aletlerimi ve malzemelerimi hazırlarım. Genelde aşamalar arasında birer kahve molası veririm.

Kendimi dış dünyaya kapattığım ve işime kaptırdığım sıkça duyduğum söylemlerden. Bölünmeyi pek tercih etmem, o nedenle molalarımı da kendim belirlerim. Kesilmiş olan gövdelerin tamamlanmadan önceki ince işçiliğine (zımpara, kenar kırma, yapıştırma vb.) geçerim. Bu kısım biraz “temiz olmayan” bir kısımdır. 🙂 Deri tozları, yapıştırıcı kokusu vs. Daha sonra tasarıma uygun ipi seçer, iğnelerimi ve mengenemi hazırlarım.

Canvaslar el dikişine uygun olmadıkları için, şayet canvas bir çanta yapacaksam deri detaylarını hazırlayıp kanvası makine dikişiyle ortaya çıkarırım. Süreç uzun aslında ama keyifli. Özellikle siparişlerin tamamlanıp paketlenme aşaması, tam anlamıyla bir görev devri gibidir.

⁠Epster’ı farklı kılan, en güçlü ve iddialı yönleri neler?

Tasarımlarımızın özgün olması, iyi bir işçilikle hazırlanması ve zamansız, zarif bir iddiaya sahip oluşumuz güçlü yanlarımız arasında. Derisi, ipliği, aksesuarları, tasarlanma süreci, üretimi, üretim sırası ve sonrasındaki çekimler konusunda oldukça şeffaf ve titiz davrandığımız için müşterilerimizin dikkatini çekiyoruz.

Her bir tasarımın kendine ait bir ismi ve hikayesi var. Her tasarımın kavuşmak için sabırsızlandığı stil sahibi insanlar bulunuyor. Özetle, her tasarım sahibine ulaşmayı bekler Epster’da.

⁠Önümüzdeki yıllar için nasıl bir yol haritanız var? Tasarım anlayışınızı ve üretim modelinizi geleceğe taşırken nelere öncelik veriyorsunuz?

2025 Temmuz ayında açmış olduğumuz bir konsept store girişimimiz var. Bahsettiğimiz Epster’ları; iyi kahve, iyi tatlı, iyi tasarımlar ve iyi müziklerin bulunduğu bir dükkanda ağırlıyoruz. Tasarımlarımızın yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da bilinir ve tercih edilir hale gelmesini istiyoruz. Epster.co adlı konsept store’un franchise ile yayılmasını ve kendi tasarımlarımızın tüm şubelerden ulaşılabilir hale gelmesini hedefliyoruz.

Online satış zaten alışverişin en kolay hali ve bu konuda Shopier’in yeni gelişmeleri ile daha çok kişiye ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

Kendi markasını kurmak isteyen ya da e-ticaret dünyasında yol almak isteyen girişimcilere neler önerirsiniz?

Kendi markanı kurmak, özellikle de bu markanın aynı zamanda emekçisi olmak zaten başlı başına zor. O yüzden mütevazı bütçelerle maksimum verimi almak gerekiyor. İnsanların size olan güvenini sağlamlaştırmak da zaman istiyor. Bu nedenle satış, pazarlama, ödeme yöntemleri ve kargo işlemleri için halihazırda bunu profesyonel olarak yapan bir yerle çalışmak önemli.

Shopier ile tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Bir önceki cevabımda da bahsettiğim zorluklar ve ihtiyaçlardan dolayı araştırmalar yaparak Shopier’i keşfettik ve burada karar kıldık. Satış, pazarlama, ödeme ve kargo süreçlerini profesyonelce yönetmesi, sürekli kendini geliştirmesi ve müşterileriyle etkileşim içinde olması bizim için belirleyici oldu. Bu nedenlerle Shopier ile çalışmaya uzun yıllar devam etmeyi düşünüyoruz.

E-ticaret cebinizde!

Shopier mobil uygulamasıyla siparişlerinizden anında haberdar olun ve tüm e-ticaret operasyonunuzu mobil cihazınızdan yönetin.

Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
Shopier Mobile App
3.600 TL
3 dk.
14.200 TL
45 dk.
2.200 TL
6 sa.
Shopier Mobile App